Faruk Saraç
Onun Öyküsü '55 Yılında
Urfa'da Başlar Ve Çocukluk Yılları, Öğrenim Derken 70'li
Yıllarda Dönüşü Olmayan İstanbul'da Şekillenir.
Üniversite Yıllarında Yani 80'lerde, O Günlerin " Hazır Giyim Merkezi" Osmanbey'dir. Faruk Saraç Burada Kumaşla Tanışır Ve İlk Mağazasını Kadıköy'de " Butik Faruk " Adıyla Açar. Günün Birinde Haylaz Bir Erkek Çocuğu, Annesini, Eteğinden Çekiştire Çekiştire "Marka İsterim" Israrıyla Dükkanından Çıkarır.
Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun " Renk İmiş Her Ne Varsa Alemde" Musralarını Yaşam İlkesi Edinir, Küçük Haylazın Bilmeden Yaptığı İyiliği De Unutmaz: "Moda Dünyamızda Bir İlk Olacaktır, Marka Olacaktır." Ve Olurda; "İlk Erkek Modacı" Olarak Bir Çok Kreasyona İmza Atar, Sert Ve Katı Olan, Giysilerinde Siyah, Kahverengi Ve Lacivertten Başka Rengi Tercih Etmeyen Türk Erkeğini Kırmızılar, Yeşiller Ve Mavilerle Tanıştırır, Pastel Renkler Giydirir.
Ünlü Modacıya Göre Moda, "Renktir, Özgürlüktür Ve En Önemlisi Kişiye Özel" Dir.
80' Li Yılların Sonlarına Doğru Artuk Müşteri Yelpazesi Kullandığı Gökkuşağı Kadar Renkli Ve Çeşitlidir. Siyasetçileri, Sanatçıkarl, Sporculerı, İşadamlarını Hatta Çeşitli Hanedan Mensuplarını Klasik Erkek Görünüşlerini Değiştirmeye İkna Eder, Onlara Bunu Onaylatır. Arık Showmenlerin Kostümlerini Hazırlayan, Barter'ı Tv'de İlk Kez Kullanan, Ulusal Futbol Takımımızı, Ünlü Kulüplerimizi Yurtiçinde Yıllarca Giydiren, Türk Sinemasına Giysiler Hazırlayan Bir Modacıdır O.
